BELGESELLER
SERBEST KÖŞE
Rahmi DEDE
Rahmi.dede@hotmail.com
ARTVİNDE MADEN ÇIKARILMASINA HAYIR EYLEMİ
11/08/2015

Artvin, fiziki, biyolojik ve ekolojik bakımdan evrensel düzeyde insani özelliklere, estetik ve bilimsel değerlere, doğal zenginliklere sahip bir coğrafyanın adıdır. İnsani duyarlılıklarımızı canlandıran, insanda uyandırdığı soylu duygularla güzel bir turistik alandır aynı zamanda. Bölgeye özgü bitkilerin ev sahibi olan bu yöre, çok sayıda hayvanında yaşam alanıdır. Sözün kısası yeryüzünün cennet köşelerinden biridir Artvin.

            Yörenin zengin, doğal yapısının korunmasını Devlet; 6831 sayılı Milli Parklar Yasası’nın 14.maddesinde ifadesini bulan; “Doğal ve ekolojik denge bozulamaz. Yaban hayatı tahrip edilemez, bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine neden olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz.” diyerek bu yükümlülükleri üstlenmiştir.

            Şirketlere, sosyal yaşamda ekonomik güçleri oranında değer verilmeye başlanmasıyla, onlar doğamızın üstündeki zenginliklerle olduğu kadar altındaki zenginliklerle de ilgilenir oldular. Bu zenginlikler onların sömürü iştahlarını her geçen gün biraz daha kabarttı.

            Artvin Şehir Merkezinin üst kısmını da kapsamı içine alan 446000 m2‘lik geniş bir bölümde altın madeni çıkarma projesini yaşama geçirmek isteyen şirketin biri ortaya çıktı.

            Böyle bir projenin yaşama geçmesiyle Artvin’in doğası yıkıma uğratılmış olacak. Yöre, ciddi demografik değişmelere uğratılacak. Göç vermekte olan Artvin yeni bir göç dalgasıyla çalkalanacak. Yurdumuzun bu coğrafyası insansızlaştırılacak. Çünkü Artvinde yaşamın ekonomik ve kültürel alt yapısı doğadır. Yörenin tek yaşam kaynağı olan doğa yok edilince orada yaşam sonlanacak. Altın çıkarmak için kullanılan siyanür; ne içilecek su, ne suda soluyan balık, ne havada uçan kuş, ne de toprağın kaymasını kökleriyle önleyen ağaç bırakacak. Heyelanların önü alınamayacak, doğanın süsü bozulacak, bağrındaki güzellikler kaybolacak, ildeki turizm potansiyeli bitmiş olacak.

            Anlaşılacağı üzere, bu proje, Artvin’i doğal, kültürel ve tarihi bir varlık olarak ortadan kaldırma projesidir.

            Sağlıklı yaşam alanlarımız, “daha fazla üretim, ekonomik kalkınma, ticari gelişme,” ya da “küreselleşme” adı altında kontrolsüzce yağmalanmaktadır.

            Günümüzde çevre sorunları o denli hızlı çoğalmakta ve de sınırları aşmaktadır ki, artık ülkelerin kendi içinde ya da bölgesel düzeyde çözebileceği bir sorun olmaktan çıkmış, küresel bir sorun haline gelmiştir.

            Hiçbir sorun, arkasında yatan tarihi toplumsal gerçeklerden bağımsız ele alınamaz. Yine hiçbir sorun, bencil, çıkarlarına gömülmüş, toplumsallığını yitirmiş, doğayı, salt ekonomik sömürü kaynağı olarak gören tüketim çılgını, kapitalist insanın mantığıyla ele alınıp çözümlenemez gerçeğiyle Artvin’de kitleler ayağa kalktı.

            6 Nisan’da Artvin’de “Maden Çıkarılmasına Hayır Eylemi”ne hazırlıklar yapılmaya başlandı. Toplumsal muhalefeti yükseltmek, farkındalık yaratmak için demokratik kitle örgütleriyle görüşmeler yapıldı. Eylemin yapılma nedenlerini açıklayıcı toplantılar düzenlendi. Konunun uzmanlarına Paneller verdirildi. Halkta ilgi yoğunluğuna ulaşıldı. Doğanın dengesinin bozulmasına, doğa ürünlerinin zehirlenmesine engel olmak isteyenler Artvin’deki doğanın yok edilmesine dur demek için akın akın Artvin yoluna çıktı. Yarınlarının yok olmasını önlemeye çalışmanın haklı gururuyla Artvin’de buluştular. Uzaklardan gelenlerin 15 bin kişiyi bulan Artvinliyle birleşmesi dayanışma coşkusunu zirveye çıkardı. Alanda sloganlar peş peşe sıralandı. Yer altı, yer üstü zenginlik kaynaklarını talan şirketlerine Artvin’de yaşam hakkı tanınmayacağını, onları kendi yörelerinde görmek istemediklerini, yerel ağızla “Artvinadegma, cehennem ol da get.” diyerek yeri göğü inlettiler.

            Miting alanındaki 15 bin kişilik kalabalık eyleme başlama saatindeki canlılıklarını eylemin bitimine dek artırarak sürdürdüler.

            “Geçmişlerimizin emaneti olan doğamızı tahriş ettirmeden çocuklarımıza teslim edeceğiz.” Andı içerek eylem alanlarından şarkılarla, türkülerle, horonlar oynayarak ayrıldılar.

                                                                                                                                                                                                                               Rahmi DEDE



Paylaş | | Yorum Yaz
706 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

yöremizde kültür sanat - 02/08/2018
kültür sanat edebiyat
AYLANCIĞIM - 10/09/2015
Seni gördüğümde gözlerim yuvalarından fırladı. Ciğer parem, garibim dedim, ritm tutmayan kalbimin acısıyla yere yığıldım. Bir elimle göğsümü ovuştururken diğer elimle sana ulaşmak, seni oradan çekip almak istiyordum.
Lozan Konferansı - 02/08/2015
Lozan Konferansı, Türk halkının Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda önemli bir dönemeçtir.
Üyelik Girişi
AS-DER RADYO

ŞİİR KÖŞESİ
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.87855.9021
Euro6.62706.6535
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam18
Toplam Ziyaret34553